BalkanForum - das Forum für alle Balkanesen
Erweiterte Suche
Kontakt
BalkanForum - das Forum für alle Balkanesen
Benutzerliste

Willkommen bei BalkanForum - das Forum für alle Balkanesen.
Seite 157 von 431 ErsteErste ... 57107147153154155156157158159160161167207257 ... LetzteLetzte
Ergebnis 1.561 bis 1.570 von 4306

News aus der Republik Nordzypern

Erstellt von TuAF, 01.10.2012, 12:44 Uhr · 4.305 Antworten · 139.317 Aufrufe

  1. #1561
    onrbey
    Zitat Zitat von CocaHell Beitrag anzeigen
    "War nur`n Witz."

    Es war also "nurn Witz", sich über uns Hellenen lustig zu machen ? Wir haben dich gelehrt in der Schule. Dank uns kannstdu lesen und schreiben. Wir könnten uns ja mal in Makedonien ( nicht den Staat der Albaner, Roma und Slawen)
    treffen. Du brauchst nur meinen wunderschönen hellenischen Tempel aufzusuchen und ich und meine Freunde beglücken dich für eine Nacht. Beachte, eine Nacht wirst du also brauchen damit dein Verstand wieder rein wird. Überleg es dir gut.

    Wie gesagt, inhaltlich bringt ihr nichts auf die Reihe und dann fangt ihr an rum zu schwuchteln.

  2. #1562
    Avatar von Sonne-2012

    Registriert seit
    20.12.2012
    Beiträge
    4.396
    Die türkische Zypriotische Abgeordente Dogus Derya hat im "Nordzypriotischen" Parlament, die Vergewaltigungen an
    den griechisch zypriotischen Frauen durch die türkischen Soldaten angesprochen.

    The Turkish Cypriot politician Dogus Derya stood up in the 'parliament' in the north and stated the following on 15 December 2014:

    "on this Island it is not the Turkish Cypriots that suffered only! Greek Cypriots too suffered a lot... many Greek Cypriots died in the war, they (GCs) were forced out of their homes and villages, the women (GC) were raped and they (GCs) have missing persons; this is the face of the war...."

    The Movement of Federal Cyprus Condemns the mean assaults to Doğuş Derya after her speech in the parliament.Thestatement issuedis the following:

    "As Movement For Federal Cyprus, we heavily condemn the mean assaults to the Doğuş Derya, who is an elected representative from the Republican Turkish Party. During the parliamentary meeting, Doğuş Derya spoke about the pain that all of the victims of the Cyprus conflict had faced, without making any ethnic discrimination. Since then, Derya is facing with disgusting banal assaults and experiences abuse of her individual rights.


    We would like to underline that, as the Movement for Federal Cyprus, we will not remain silent against those fascistic assaults against Doğuş Derya. We would like to call all of the institutions that are supporting peace, democracy and justice to protect Doğuş Derya and condemn those fascistic groups and the individuals.
    The Cypriot Puzzle News Feed: Movement For Federal Cyprus condemn the mean assaults to the Dogus Derya
    Angehängte Grafiken Angehängte Grafiken

  3. #1563
    Avatar von Hellenic-Pride

    Registriert seit
    08.05.2008
    Beiträge
    7.386
    Zitat Zitat von onrbey Beitrag anzeigen
    Wie gesagt, inhaltlich bringt ihr nichts auf die Reihe und dann fangt ihr an rum zu schwuchteln.
    Dann lass uns inhaltlich zur Sache kommen, um zu sehen ob du mit deiner Behauptung richtig liegst ...

  4. #1564
    Avatar von TuAF

    Registriert seit
    10.02.2009
    Beiträge
    7.854
    klare ansage vom turkischen general der marine...

    ΑΡΘΡΟ-ΣΟΚ ΤΟΥ Μ.ΜΠΟΣΤΑΝΟΓΛΟΥ
    Βιάζεται να βυθίσει τον ελληνικό Στόλο ο Αρχηγός του τουρκικού Ναυτικού... - Τι δήλωσε σε εφημερίδα
    10:50
    21/12/2014








    Οι κινήσεις του τουρκικού Στόλου μέχρι τις ακτές της Αττικής, η περικύκλωση της Σκύρου, οι ενέργειες στις Κτκλάδες, όλα αυτά που αφελώς τα ελληνικά ΜΜΕ (ακόμα και αυτά που υποτίθεται ότι "ειδικεύονται" στην άμυνα) χαρακτηρίζουν ως "κρουαζιέρες των Τούρκων" δεν είναι τίποτα λιγότερο από μια καλά σχεδιασμένη προετοιμασία του τουρκικού Ναυτικού για να είναι έτοιμο να εμπλακεί σε σύρραξη με την Ελλάδα.

    Αυτό ακριβώς λέει σε άρθρο του στην εφημερίδα "Τζουμχουριέτ" ο Αρχηγός του τουρκικού Ναυτικού Μπουλέντ Μποστάνογλου, όπου τονίζει ότι το δικαίωμα της Ελλάδας να ανακηρύξει ζώνη χωρικών υδάτων στα 12 μίλια στο Αιγαίο είναι αφορμή πολέμου για την Τουρκία, αλλά λέει και κάποια άλλα πράγματα πολύ ενδιαφέροντα.
    griechenland wird auch weiterhin nicht einseitig ihre gewaessergrenzen auf 12sm erweitern..

  5. #1565
    Avatar von Tigerfish

    Registriert seit
    25.12.2013
    Beiträge
    8.874
    Zitat Zitat von TuAF Beitrag anzeigen
    klare ansage vom turkischen general der marine...



    griechenland wird auch weiterhin nicht einseitig ihre gewaessergrenzen auf 12sm erweitern..
    Hat das die griechische Führung oder die türkische Marine bekräftigt?

  6. #1566
    Avatar von TuAF

    Registriert seit
    10.02.2009
    Beiträge
    7.854
    Zitat Zitat von Tigerfish Beitrag anzeigen
    Hat das die griechische Führung oder die türkische Marine bekräftigt?


    Bostanoğlu, Yunanistan’ın karasularını 12 mile çıkarmasını “casus belli - savaş nedeni” sayan 1995 tarihli TBMM kararının arkasında durulması gerektiğini belirtirken de Türkiye’nin çevre denizlerindeki yetki alanlarını belirle


    yecek “Münhasır Ekonomik Bölge - MEB” anlaşmalarının yapılması gerektiğini söyledi.
    Savunma ve Havacılık Dergisi’nin bugün piyasaya çıkacak olan sayısına değerlendirmelerde bulunan Oramiral Bostanoğlu, “Türk milleti tarihi boyunca denizciliğe önem verdiği dönemlerde güçlü ve müreffeh olmuş, ihmal ettiği dönemlerde ise büyük çöküşler ve kayıplar yaşamıştır” diyerek, şunları söyledi:
    Enerjide dışa bağımlıyız
    “Geleceğe yönelik projeksiyonda, Türkiye’nin güçlü bir devlet olarak dünya sahnesine çıkma potansiyeli, birincil derecede ekonomisinin büyümesi ile ilişkilidir. İthalat ve ihracat mallarının ortalama yüzde 90’ından fazlası deniz yoluyla taşınan, hâlihazırda bilinen ve işletilebilen enerji kaynakları açısından büyük oranda dışa bağımlı olan Türkiye’nin, ekonomik büyümesini istikrarlı olarak sürdürebilmesi; çevre denizler ve onların bağlantılı olduğu mücavir deniz havzaları üzerinden yaptığı ticaretin düzenli akışına ve ekonomisinin ihtiyaç duyduğu enerjiyi kesintisiz temin edebilmesine bağlıdır. Bu bağlılık nedeniyle bölgesel ve küresel istikrara son derece duyarlı durumda olan Türkiye’nin refahı arttıkça enerji ihtiyacı artacak; bu da dünya üzerindeki enerji bölgelerine, deniz ulaştırması açısından kritik geçit ve boğazlara bağımlılığımızı ve hassasiyetimizi artıracaktır. Türkiye’nin 2023 yılında toplam dış ticaret hacminin 1 trilyon dolara yaklaşacağı düşünüldüğünde donanmamıza deniz ticaret yollarının bölgesel ve küresel ölçekte güvenliğinin sağlanmasında daha fazla görev düşecektir.”
    “Çevre denizlerimizdeki deniz yetki alanları sınırlarının uluslararası hukuk çerçevesinde yapılacak antlaşmalar ile belirlenmesi önem arz etmektedir” diyen Bostanoğlu, Ege Denizi konusunda da uyarılarda bulunarak, şunları söyledi:
    “Ege Denizi’nde Lozan Antlaşması ile kurulan ve 1995 yılında TBMM açıklaması ile teyit edilen dengenin muhafaza edilmesi hayati önemi haizdir. Denizlerin serbestliği ilkesi dünyada tüm denizci devletler tarafından kabul gören, doğrudan ülkelerin güvenliği ile ilgili olan ve teamül hukuku haline gelmiş bir kavramdır. Denizlerin serbest kullanımını sadece prensipte savunmak değil, uygulamak da hayati bir konudur. Bu çerçevede, mevcut açık deniz alanlarının muhafazası önceliklerimizdendir. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki önceliği ise Kıbrıs Sorunu gibi uzun süreli sorunların ve 2010 yılından bu yana Kuzey Afrika ve Orta Doğu ülkelerinde yaşanan gelişmelerin olumsuz yansımalarının en aza indirilmesinin yanı sıra deniz yetki alanlarındaki menfaatlerimizin korunmasıdır.
    “GKRY endişelendiriyor”
    Türkiye ve KKTC, Doğu Akdeniz’deki sorunların tüm paydaşların katılımıyla ve hakkaniyet ilkesi çerçevesinde çözümünü öngören bir yaklaşıma sahiptir. Ancak Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) bu yaklaşımın aksine, 2003 yılından itibaren, uluslararası hukuk ile Türkiye ve KKTC’nin haklarını göz ardı edecek şekilde bir tutum izlemektedir. GKRY’nin yaptığı tek taraflı tasarruflar, Kıbrıs müzakerelerini olumsuz etkilediği gibi, Doğu Akdeniz güvenlik ortamındaki endişeleri de artırmaktadır. Yunanistan ve Mısır başta olmak üzere, GKRY dışındaki bölge ülkelerinin Türkiye’nin Kıta Sahanlığındaki haklar üzerinde etkisi olabilecek her türlü tasarruflarını da yakından takip eden Türk Deniz Kuvvetleri, Doğu Akdeniz’de icra ettiği Akdeniz Kalkanı Harekâtı başta olmak üzere faaliyetleri ile Türkiye’nin BM’ye bildirdiği kıta sahanlığı, diğer müstak bel kıta sahanlığı alanları ve KKTC’nin ruhsatlandırdığı sahalar içindeki deniz hak ve menfaatlerinin korunması için, ilgili kurumlarla eşgüdüm içinde, gereken her türlü tedbiri almaktadır.”


    http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/t...rlik_ikaz.html

    - - - Aktualisiert - - -

    KIBRIS’TA KANLI NOEL 21-25 ARALIK 1963
    Rum-Yunan yayılmacılığının, Türk Halkına yönelik silahlı saldırıya, etnik temizliğe ve soykırıma dönüştüğü 21 Aralık 1963 Kanlı Noel’inin 51. yıldönümünde, herkesin bir kez daha ellerini başının arasına alıp “nereye gidiyoruz?” diye sorması gerekmektedir...
    Rum ordusunun komutanlığını da yapan emekli Yunan generali Karayannis’in de yıllar sonra itiraf ettiği gibi, 1960-1963 Kıbrıs Cumhuriyeti döneminde, Cumhuriyetin Cumhurbaşkanının emri ile,EOKA’cılardan 5000 kişilik gizli bir ordu oluşturulmuş, başta Papadopulos, Klerides ve Yorgacis olmak üzere ortaklık Cumhuriyeti’nin Bakanlarından oluşan gizli AKRİTAS örgütü kurulmuş ve Türk Halkını 6 saat içinde soykırımdan geçirmeyi amaçlayan AKRİTAS Soykırım Planı yapılmıştı...
    Nitekim 21 Aralık 1963 akşamı, bir insanlık suçu teşkil eden bu kanlı etnik temizlik planının uygulamasına başlanmış, takip eden günlerde, 103 Türk köyü işgal edilerek yakılıp yıkılmış, yağmalanmış, yüzlerce insanımız katledilmiş, 50 bin Türk etnik temizlik sonucu göçe zorlanmış, adanın büyük bir kısmı işgal edilmiş, Kıbrıs Türk Halkı, eşit kurucu ortağı olduğu devletten silah zoruyla dışlanarak adanın %3’ünden oluşan gettolarda 11 yıl sürecek insanlık dışı bir kuşatma altına alınmıştı... Bu süre içinde Türk Halkı, sadece Anavatan Türkiye’den gelen Kızılay yardımları ile ayakta durmuş ve ENOSİSİ önlemek, Yunan boyunduruğuna girmemek için direnişini sürdürmüştür...
    Ne yazık ki, adadaki İngiliz askerlerinin ve Mart 1964’de adaya gönderilen BM Barış Gücü askerlerinin gözleri önünde gerçekleşen bu soykırıma, sözde uygar Batı ve Doğu dünyası seyirci kalmaktan utanmamıştır...
    Sadece seyirci kalınmamış, 4 Mart 1964’de BM Güvenlik Konseyi tarafından alınan kararla, ortaklık Cumhuriyetini yıkan bu soykırımcı, darbeci, eli kanlı barbar, gayrı meşru yönetim, 1960 Anlaşmaları ile oluşan sözüm ona “meşru Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümeti” olarak tanınmıştır...
    Nitekim, dünyanın bu utanç verici sessizliğinden cesaret alan Yunanistan, işgali tamamlayarak ENOSİSİ gerçekleştirmek için 20 bin tam teçhizatlı askerini gizlice adaya çıkarmış ve 11 yıl sürecek adı konmamış bir işgali gerçekleştirmiştir...
    Ve, bu insanlık dışı kuşatma, bu kanlı işgal, ancak Anavatan Türkiye tarafından gerçekleştirilen 1974 Türk Barış Harekatı ile parçalanmış, Türk Halkı, kendi geleceğini özgürce belirleyeceği demokratik ve özgür koşullara kavuşmuştu...
    Bugün, Kanlı Noel’in 49. Yıldönümde bunları hatırlayarak gereğini yapmazsak, bağımsızlık, egemenlik ve özgürlüğümüzün güvencesi olan devletimize sahip çıkmazsak, görevimizi yapmış sayılabilir miyiz?
    Bu vesile ile başta Kıbrıs’ta soykırıma uğrayan, şehit düşen insanlarımızı ve bütün şehitlerimizi saygı, sevgi ve rahmetle anıyoruz. Tanrı Türk Milletini Korusun diyoruz.



    vor 51 jahren also zwischen 21-25 dezember 1963 begannen die massaker an den turken auf der insel durch die griechen..man nennt es auch das blutige weichnachten

  7. #1567
    Avatar von Achillis TH

    Registriert seit
    29.12.2011
    Beiträge
    10.457
    Ach der Sonderschüler und schwule Wölfchen wieder mal mal am Hetzten ,keine Kaserne von ihnen gesehen aber das Themata Militär reden, interessant auch die Quelle wenn es gegen möchte gern regional macht(Phantasie)Türkiye geht ist die Seite Unseriös ,aber wenn es um was Positives geht ja dann ist die Seite Seriös.

    - - - Aktualisiert - - -

    Zitat Zitat von TuAF Beitrag anzeigen
    Bostanoğlu, Yunanistan’ın karasularını 12 mile çıkarmasını “casus belli - savaş nedeni” sayan 1995 tarihli TBMM kararının arkasında durulması gerektiğini belirtirken de Türkiye’nin çevre denizlerindeki yetki alanlarını belirle


    yecek “Münhasır Ekonomik Bölge - MEB” anlaşmalarının yapılması gerektiğini söyledi.
    Savunma ve Havacılık Dergisi’nin bugün piyasaya çıkacak olan sayısına değerlendirmelerde bulunan Oramiral Bostanoğlu, “Türk milleti tarihi boyunca denizciliğe önem verdiği dönemlerde güçlü ve müreffeh olmuş, ihmal ettiği dönemlerde ise büyük çöküşler ve kayıplar yaşamıştır” diyerek, şunları söyledi:
    Enerjide dışa bağımlıyız
    “Geleceğe yönelik projeksiyonda, Türkiye’nin güçlü bir devlet olarak dünya sahnesine çıkma potansiyeli, birincil derecede ekonomisinin büyümesi ile ilişkilidir. İthalat ve ihracat mallarının ortalama yüzde 90’ından fazlası deniz yoluyla taşınan, hâlihazırda bilinen ve işletilebilen enerji kaynakları açısından büyük oranda dışa bağımlı olan Türkiye’nin, ekonomik büyümesini istikrarlı olarak sürdürebilmesi; çevre denizler ve onların bağlantılı olduğu mücavir deniz havzaları üzerinden yaptığı ticaretin düzenli akışına ve ekonomisinin ihtiyaç duyduğu enerjiyi kesintisiz temin edebilmesine bağlıdır. Bu bağlılık nedeniyle bölgesel ve küresel istikrara son derece duyarlı durumda olan Türkiye’nin refahı arttıkça enerji ihtiyacı artacak; bu da dünya üzerindeki enerji bölgelerine, deniz ulaştırması açısından kritik geçit ve boğazlara bağımlılığımızı ve hassasiyetimizi artıracaktır. Türkiye’nin 2023 yılında toplam dış ticaret hacminin 1 trilyon dolara yaklaşacağı düşünüldüğünde donanmamıza deniz ticaret yollarının bölgesel ve küresel ölçekte güvenliğinin sağlanmasında daha fazla görev düşecektir.”
    “Çevre denizlerimizdeki deniz yetki alanları sınırlarının uluslararası hukuk çerçevesinde yapılacak antlaşmalar ile belirlenmesi önem arz etmektedir” diyen Bostanoğlu, Ege Denizi konusunda da uyarılarda bulunarak, şunları söyledi:
    “Ege Denizi’nde Lozan Antlaşması ile kurulan ve 1995 yılında TBMM açıklaması ile teyit edilen dengenin muhafaza edilmesi hayati önemi haizdir. Denizlerin serbestliği ilkesi dünyada tüm denizci devletler tarafından kabul gören, doğrudan ülkelerin güvenliği ile ilgili olan ve teamül hukuku haline gelmiş bir kavramdır. Denizlerin serbest kullanımını sadece prensipte savunmak değil, uygulamak da hayati bir konudur. Bu çerçevede, mevcut açık deniz alanlarının muhafazası önceliklerimizdendir. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki önceliği ise Kıbrıs Sorunu gibi uzun süreli sorunların ve 2010 yılından bu yana Kuzey Afrika ve Orta Doğu ülkelerinde yaşanan gelişmelerin olumsuz yansımalarının en aza indirilmesinin yanı sıra deniz yetki alanlarındaki menfaatlerimizin korunmasıdır.
    “GKRY endişelendiriyor”
    Türkiye ve KKTC, Doğu Akdeniz’deki sorunların tüm paydaşların katılımıyla ve hakkaniyet ilkesi çerçevesinde çözümünü öngören bir yaklaşıma sahiptir. Ancak Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) bu yaklaşımın aksine, 2003 yılından itibaren, uluslararası hukuk ile Türkiye ve KKTC’nin haklarını göz ardı edecek şekilde bir tutum izlemektedir. GKRY’nin yaptığı tek taraflı tasarruflar, Kıbrıs müzakerelerini olumsuz etkilediği gibi, Doğu Akdeniz güvenlik ortamındaki endişeleri de artırmaktadır. Yunanistan ve Mısır başta olmak üzere, GKRY dışındaki bölge ülkelerinin Türkiye’nin Kıta Sahanlığındaki haklar üzerinde etkisi olabilecek her türlü tasarruflarını da yakından takip eden Türk Deniz Kuvvetleri, Doğu Akdeniz’de icra ettiği Akdeniz Kalkanı Harekâtı başta olmak üzere faaliyetleri ile Türkiye’nin BM’ye bildirdiği kıta sahanlığı, diğer müstak bel kıta sahanlığı alanları ve KKTC’nin ruhsatlandırdığı sahalar içindeki deniz hak ve menfaatlerinin korunması için, ilgili kurumlarla eşgüdüm içinde, gereken her türlü tedbiri almaktadır.”


    http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/t...rlik_ikaz.html

    - - - Aktualisiert - - -

    KIBRIS’TA KANLI NOEL 21-25 ARALIK 1963
    Rum-Yunan yayılmacılığının, Türk Halkına yönelik silahlı saldırıya, etnik temizliğe ve soykırıma dönüştüğü 21 Aralık 1963 Kanlı Noel’inin 51. yıldönümünde, herkesin bir kez daha ellerini başının arasına alıp “nereye gidiyoruz?” diye sorması gerekmektedir...
    Rum ordusunun komutanlığını da yapan emekli Yunan generali Karayannis’in de yıllar sonra itiraf ettiği gibi, 1960-1963 Kıbrıs Cumhuriyeti döneminde, Cumhuriyetin Cumhurbaşkanının emri ile,EOKA’cılardan 5000 kişilik gizli bir ordu oluşturulmuş, başta Papadopulos, Klerides ve Yorgacis olmak üzere ortaklık Cumhuriyeti’nin Bakanlarından oluşan gizli AKRİTAS örgütü kurulmuş ve Türk Halkını 6 saat içinde soykırımdan geçirmeyi amaçlayan AKRİTAS Soykırım Planı yapılmıştı...
    Nitekim 21 Aralık 1963 akşamı, bir insanlık suçu teşkil eden bu kanlı etnik temizlik planının uygulamasına başlanmış, takip eden günlerde, 103 Türk köyü işgal edilerek yakılıp yıkılmış, yağmalanmış, yüzlerce insanımız katledilmiş, 50 bin Türk etnik temizlik sonucu göçe zorlanmış, adanın büyük bir kısmı işgal edilmiş, Kıbrıs Türk Halkı, eşit kurucu ortağı olduğu devletten silah zoruyla dışlanarak adanın %3’ünden oluşan gettolarda 11 yıl sürecek insanlık dışı bir kuşatma altına alınmıştı... Bu süre içinde Türk Halkı, sadece Anavatan Türkiye’den gelen Kızılay yardımları ile ayakta durmuş ve ENOSİSİ önlemek, Yunan boyunduruğuna girmemek için direnişini sürdürmüştür...
    Ne yazık ki, adadaki İngiliz askerlerinin ve Mart 1964’de adaya gönderilen BM Barış Gücü askerlerinin gözleri önünde gerçekleşen bu soykırıma, sözde uygar Batı ve Doğu dünyası seyirci kalmaktan utanmamıştır...
    Sadece seyirci kalınmamış, 4 Mart 1964’de BM Güvenlik Konseyi tarafından alınan kararla, ortaklık Cumhuriyetini yıkan bu soykırımcı, darbeci, eli kanlı barbar, gayrı meşru yönetim, 1960 Anlaşmaları ile oluşan sözüm ona “meşru Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümeti” olarak tanınmıştır...
    Nitekim, dünyanın bu utanç verici sessizliğinden cesaret alan Yunanistan, işgali tamamlayarak ENOSİSİ gerçekleştirmek için 20 bin tam teçhizatlı askerini gizlice adaya çıkarmış ve 11 yıl sürecek adı konmamış bir işgali gerçekleştirmiştir...
    Ve, bu insanlık dışı kuşatma, bu kanlı işgal, ancak Anavatan Türkiye tarafından gerçekleştirilen 1974 Türk Barış Harekatı ile parçalanmış, Türk Halkı, kendi geleceğini özgürce belirleyeceği demokratik ve özgür koşullara kavuşmuştu...
    Bugün, Kanlı Noel’in 49. Yıldönümde bunları hatırlayarak gereğini yapmazsak, bağımsızlık, egemenlik ve özgürlüğümüzün güvencesi olan devletimize sahip çıkmazsak, görevimizi yapmış sayılabilir miyiz?
    Bu vesile ile başta Kıbrıs’ta soykırıma uğrayan, şehit düşen insanlarımızı ve bütün şehitlerimizi saygı, sevgi ve rahmetle anıyoruz. Tanrı Türk Milletini Korusun diyoruz.



    vor 51 jahren also zwischen 21-25 dezember 1963 begannen die massaker an den turken auf der insel durch die griechen..man nennt es auch das blutige weichnachten
    Ja wenn gibt du und dein Völk eine Entschuldigung ab an die ganzen Massaker gegen Griechen 1923 1955 1974 Armenier Aramäern und und und jetzt halte mal deine Klappe du wiederliche mistgeburt .

    PS das ist mal die Härte das die Türken über Massenmörde reden selbst das Wort Doppelmoral ist gut für Sie.

  8. #1568
    Avatar von Ts61

    Registriert seit
    25.12.2010
    Beiträge
    9.010
    Zitat Zitat von Achillis TH Beitrag anzeigen
    Ach der Sonderschüler und schwule Wölfchen wieder mal mal am Hetzten ,keine Kaserne von ihnen gesehen aber das Themata Militär reden, interessant auch die Quelle wenn es gegen möchte gern regional macht(Phantasie)Türkiye geht ist die Seite Unseriös ,aber wenn es um was Positives geht ja dann ist die Seite Seriös.

    - - - Aktualisiert - - -



    Ja wenn gibt du und dein Völk eine Entschuldigung ab an die ganzen Massaker gegen Griechen 1923 1955 1974 Armenier Aramäern und und und jetzt halte mal deine Klappe du wiederliche mistgeburt .

    PS das ist mal die Härte das die Türken über Massenmörde reden selbst das Wort Doppelmoral ist gut für Sie.
    Tut das nicht jeder Adelphon? Also das mit der Doppelmoral?

  9. #1569
    Avatar von Tigerfish

    Registriert seit
    25.12.2013
    Beiträge
    8.874
    Zitat Zitat von Achillis TH Beitrag anzeigen
    Ach der Sonderschüler und schwule Wölfchen wieder mal mal am Hetzten ,keine Kaserne von ihnen gesehen aber das Themata Militär reden, interessant auch die Quelle wenn es gegen möchte gern regional macht(Phantasie)Türkiye geht ist die Seite Unseriös ,aber wenn es um was Positives geht ja dann ist die Seite Seriös.

    - - - Aktualisiert - - -



    Ja wenn gibt du und dein Völk eine Entschuldigung ab an die ganzen Massaker gegen Griechen 1923 1955 1974 Armenier Aramäern und und und jetzt halte mal deine Klappe du wiederliche mistgeburt .

    PS das ist mal die Härte das die Türken über Massenmörde reden selbst das Wort Doppelmoral ist gut für Sie.
    Ach du Hillis, was tust du jetzt schon wieder?

    Natürlich immer dasselbe. Auf Nebenschauplätze ausweichen. Mit purer Beleidigung kommst überzeugend garnicht weit.

    Versuch dich mal kritisch damit auseinanderzusetzen, ja?

    Bitte,tu´s für Daddy .

  10. #1570
    Avatar von Achillis TH

    Registriert seit
    29.12.2011
    Beiträge
    10.457
    Zitat Zitat von Ts61 Beitrag anzeigen
    Tut das nicht jeder Adelphon? Also das mit der Doppelmoral?
    Naja es kommt darauf wer es Schreibt das dieser User eine Entschuldigung von uns BF Griechen Verlangt ist die Härte ,dieser User hat sich über die Tragödie 1923 und das Progrom 1955 lustig gemacht das sagt alles .

Ähnliche Themen

  1. Nordzypern wählt Nationalisten
    Von Caesarion im Forum Politik
    Antworten: 81
    Letzter Beitrag: 15.02.2015, 22:31
  2. 26 Jahre Türkische Republik Nordzypern
    Von Kelebek im Forum Aussenpolitik
    Antworten: 13
    Letzter Beitrag: 16.11.2009, 08:07
  3. Die türkische Republik Nordzypern
    Von Popeye im Forum Landschaft, Tier- und Pflanzenwelt
    Antworten: 40
    Letzter Beitrag: 21.03.2009, 23:10
  4. Die türkische Republik Nordzypern
    Von Popeye im Forum Rakija
    Antworten: 1
    Letzter Beitrag: 10.11.2008, 15:46
  5. Antworten: 99
    Letzter Beitrag: 01.08.2008, 16:04