BalkanForum - das Forum für alle Balkanesen
Erweiterte Suche
Kontakt
BalkanForum - das Forum für alle Balkanesen
Benutzerliste

Willkommen bei BalkanForum - das Forum für alle Balkanesen.
Ergebnis 1 bis 3 von 3

Vize-Premier Bülent Arınç

Erstellt von kewell, 23.12.2011, 14:01 Uhr · 2 Antworten · 860 Aufrufe

  1. #1
    Avatar von kewell

    Registriert seit
    06.06.2011
    Beiträge
    8.224

    Daumen hoch Vize-Premier Bülent Arınç

    Neue türkische Verfassung: Mehr Rechte für Kurden



    Deutsch Türkische Nachrichten | 23.12.11, 12:29
    Vize-Premier Bülent Arınç sprach sich für mehr Rechte für Kurden in der neuen Verfassung aus. Die Arbeiten an der neuen Verfassung sollen innerhalb eines Jahres abgeschlossen sein. Kurdische Abgeordnete begrüßten die Versprechungen, forderten aber, dass diese auch in die Tat umgesetzt werden sollten.



    Die Anerkennung der kurdischen Identität sei „eine Frage der Menschenrechte“, erklärte Bülent Arınç im türkischen Parlament. „Jeder der in diesem Land lebt, egal ob Kurden, Araber oder Bosnier, sollen sich wohl dabei fühlen, seine Identität zu zeigen.“ Die Rechte dieser Identitäten würden in aller Form den Weg in die Verfassung finden und anerkannt werden, versicherte Arınç. Die kurdische Identität zu leugnen würde einen Rückschritt von 80 Jahren bedeuten.


    „Denjenigen, die sagen, sie seien Kurden, werden genauso viel Recht auf Bildung, Sprache, und ihre Identität haben wie alle anderen in diesem Land“, so Arınç weiter. Die Worte des Vize-Premier wurden insbesondere von den Abgeordneten der Kurdenpartei BDP begrüßt.
    Der Kurdenkonflikt basiere sowohl auf kurdischem als auch auf türkischem Nationalismus. Rassismus und Nationalismus in jeder Form müssten strikt abgelehnt werden (im Rahmen der KCK-Operation werden Personen festgenommen, die Verbindungen zur PKK haben sollen – mehr dazu.
    Kurdenpartei BDP: „Worte haben keine Bedeutung“

    BDP-Vorsitzende Gültan Kışanak forderte, Arınçs Worte müssten nun durch Gesetze untermauert werden. „Es sind 20 Jahre vergangen, nachdem der damalige Präsident Süleyman Demirel die kurdische Existens anerkannt hat. Worte haben keine Bedeutung mehr, Worte müssen sich im Rechtssystem widerspiegeln“, so Kışanak.

    Kemal Kiliçdaroğlu, Vorsitzender der führenden Oppositionspartei CHP, unterstütze zwar die Rede des Vize-Premiers, vermisse aber die Erklärung, was dieser mit neuen Rechten der Kurden in der Verfassung meine. Deshalb sei er derzeit zu keinem Kommentar bereit. Der CHP-Abgeordnete Kamer Genç sah das anders. Aus den Worten Arınçs könne man ableiten, dass den Kurden nun die Unabhängigkeit und damit Kurdistan gegeben werde.
    Neue türkische Verfassung: Mehr Rechte für Kurden | DEUTSCH TÜRKISCHE NACHRICHTEN
    Respekt an Vize-Premier Bülent Arinc


    Und soviel zu der "linksorientierten" partei der türkei.. kamer genc verstehts so, wie es verstehen möchte.. das hasse ich an der türkischen Politik, die Opposition sagt EGAL bei welchem Thema einfach nur das Gegenteil der Regierung, egal worum es geht...

  2. #2
    Avatar von kewell

    Registriert seit
    06.06.2011
    Beiträge
    8.224
    ez22 Türkei: die Türkei ist ein Vielvölkerstaat. Das darf man laut sagen.

    Veröffentlicht am 22. Dezember 2011 von meryemdeutschemuslima

    Türkei: die Türkei ist ein Vielvölkerstaat. Das darf man laut sagen.






    [COLOR=#]2 Votes[/COLOR]

    Bismillah
    Das größte Türkei-Thema heute ist natürlich der Streit mit Frankreich über das „Armenier-Genozid-Leugnungs-Gesetz“. Leider sind die türkischen nationalistischen Reflexe immer noch viel zu stark, als dass beim Drücken auf diesen Knopf nicht das volle Programm abgespult würde: Demonstationen, Botschafter Abzug, Sanktionen und schließlich noch ein Gegen-Gesetz, dass die Leugnung französischer Verbrechen in der Türkei unter Strafe stellen soll. Klüger wäre es, über den Dingen zu stehen und den Historikern nicht im Wege zu stehen bei der Aufklärung von Verbrechen, denen auch Hunderttausende Türken oder Kurden zum Opfer gefallen sind.

    Zu dieser Aufklärung kann man auch die Armenier auffordern und Deutschland könnte auch seine Rolle offenlegen.

    Pikant beim Gegen-Gesetz ist natürlich, dass Frankreichs Verbrechen von einem aktuell existierenden und agierenden Staat verübt wurden, während die Zeit der Jungtürken lange vergangen ist.

    Aber ich finde das ganze Theater übertrieben. Viel interessanter ist, dass heute ein stellvertretender türkischer Ministerpräsident, Bülent Arınç, während Budgetverhandlungen im türkischen Parlament ausspricht, was ganz offensichtlich ist, aber trotzdem jahrzehntelang ein Verbrechen war: dass die Türkei ein Vielvölkerstaat ist, der die Rechte seiner Volksgruppen respektieren und garantieren muss. Dass es nie wieder soweit kommen darf, dass jemand ins Gefängnis wandert, weil er sagt, dass er ein Kurde ist. Dass das Land in der Verantwortung ist, allen in der Türkei lebenden Völkern seine Rechte zu gewähren.

    Arınç hat damit dem MHP-Fraktionsvorsitzenden Mehmet Şandır widersprochen, der dann auch prompt Unterstützung seines Parteivorsitzenden Bahçeli erhalten hat, der meinte, wenn die Regierung diese Haltung vertrete, dann solle sie ihre Anti-Terror-Aktivitäten stoppen und sich der PKK und BDP unterwerfen.

    Was natürlich genauso lächerlich ist wie die Replik der BDP, dass für solche Worte wie sie Arınç ausgesprochen hat, Tausende Kurden im Gefängnis säßen.

    Praktisch ist seit einigen Jahren gegeben, was Arınç ausgesprochen hat – kurdische Kultur zu leben geschieht längst ungestraft, vielmehr sogar staatlich gefördert. Trotzdem ist es wichtig, wenn Regierungspolitiker darauf hinweisen, dass die Türkei eine Vielfalt hat, die eine Bereicherung ist und kein Problem.

    s. hier:Deputy PM says all rights of Kurds will be recognized

    Türkisch-kurdische Zukunft: diese Kinder werden das Land verändern:


    Türkei: die Türkei ist ein Vielvölkerstaat. Das darf man laut sagen. « Meryems Welt




    MHP,CHP...dummschwaetzer halt

  3. #3
    Avatar von kewell

    Registriert seit
    06.06.2011
    Beiträge
    8.224
    Arınç Başbuğ'a saydı döktü

    Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Sayın Başbuğ, aynı zamanda eline lav silahını alıp ona boru diyen bir insandı. Islak imza, bilmem ne imza tartışmalarına da ’kağıt parçası’ diyen birisiydi.








    Bırakınız onu söylemesini, benimle ilgili iddiaları, ’O gözetleme emrini ben verdim’ diyen kişiydi. Yani neyi, ne zamanda, ne kadar doğru söylediğini bilemiyorum. Herhalde yargı, bunların hepsini değerlendirecektir" dedi.

    Arınç, TV8 kanalında katıldığı canlı yayında gündemdeki konuları değerlendirdi.

    Bülent Arınç, "Zatıalinizle ilgili çok üzüntü duyduğumuz gelişmeler olmuştu. Suikast iddiaları ve hazırlığı üzerinde yakalanmıştı bir grup. Kozmik odalara girebilmek için mi yaptınız?" sorusu üzerine, "Ben girmedim kozmik odalara. Savcı ve hakim girdi, ne bulduklarını da bilmiyorum. Ama acele etmesinler. Allahım, kalmasın alemde hiçbir hakikat nihan. Her şey ortaya çıkar, her şey ortaya çıkar, bekleyelim" diye konuştu.

    Arınç, "Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un savunmasının bir yerinde ’Hani nerede o iddialar, kim suikast yapıyormuş’ gibi sözlerin geçtiğinin belirtilmesi üzerine "Sayın Başbuğ, aynı zamanda eline lav silahını alıp ona boru diyen bir insandı. Islak imza, bilmem ne imza tartışmalarında da kağıt parçası diyen birisiydi. Bırakınız onu söylemesini, benimle ilgili iddiaları, ’O gözetleme emrini ben verdim’ diyen kişiydi. Yani neyi, ne zamanda, ne kadar doğru söylediğini bilemiyorum. Herhalde yargı, bunların hepsini değerlendirecektir" dedi.

    "Terörle mücadele için kahraman, emirler veren genelkurmay başkanını terör örgütü lideri olarak içeri attırdıklarına ilişkin eleştirilerin" sorulması üzerine de Arınç, şunları kaydetti: "Türkiye’de güçlü bir yargı var ve bu yargı kendi görev alanı içinde soruşturma yapıyor. Bu soruşturma kapsamında da görüyoruz ki hiç kimse dokunulamaz, kendisi hakkında söz söylenemez, dava açılamaz değil. Bunların içinde muvazzaflar da olabilir emekliler de olabilir, bürokratlar da olabilir, siyasetçiler de olabilir. Yani Mehmet Ağar hakkında şu kadar yıl ağır hapis cezası vermiş olan bir yargı, bugün söz konusu edilmiyor da bir Genelkurmay eski başkanıyla ilgili bir iddiayı diline doluyorsa, bu çift taraflı davranmak olur.

    Biz hepsinden şahsen üzüntü duyuyoruz. Yani bu makamlara gelmiş insanların böylesine ağır suçlarla itham edilmesini, tutuklanmalarını doğrusu üzüntüyle karşılarız. Bu bizim şahsi kanaatimizdir. Ama yargı bir şeyi araştırıyorsa, bir suç şüphesi üzerine, bir delil üzerine, işlenmiş bir olayı açığa çıkarmak istiyorsa bununla ilgili yapacağı yargısal işlemde hiç kimsenin gözünün yaşına bakmaz, bakmamalı. Dolayısıyla beni şununla itham ediyorlar.

    Unutmasınlar bu ülkede başbakan ve iki bakanı da saçma sapan iddialarla idam edilmiştir. Biz neler gördük, neler yaşadık. Namazcı Rüştü Erdelhun dedikleri eski genelkurmay başkanı, darbeye karşı çıktığı için bütün rütbelerini sökerek, tokatlayarak, alaşağı edenler, şimdi darbecilik suçuyla mahkeme önüne çıkıyorlarsa tarihin tekerrür olduğunu da unutmasınlar."

    -"Elinden oyuncakları alınmış çocuklar hep böyle feryat ederler"-

    Bülent Arınç, "yargıyı ele geçirdikleri iddialarına" ilişkin de "Yargıyı ele geçirdiler iddiası çok saçma bir iddia. Çok yanlış bir iddia. Çok siyasi, polemik gerektiren bir iddia" diye konuştu.

    Kesinlikle böyle bir şeyin söz konusu olmadığını belirten Arınç, "Geçmişte yargıdan en çok şikayet eden, mağdur olan bir siyasi grubun, elinden siyasi hakları alınan, tazminatlara mahkum edilen, cezaevlerine gönderilen bir siyasi düşüncenin bugün yargıyı ele geçirdiğinden bahsetmek mümkün değil" dedi.

    Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, şöyle devam etti: "Şunu söylemek istiyorlar, bütün hazmedemedikleri şey, anayasa referandumunun halk tarafından kabul edilmesidir. Çünkü referandumda kabul edilen konular içerisinde HSYK’nın düzenlenmesi vardır. Eskiden 5 kişinin bütün yüksek yargıya hakim olabildiği bir yer, şimdi 22 kişi tarafından temsil ediliyor ve bunların yüzde 70’i de birinci sınıf hakimlerin içinden seçimle geliyor. Tabii 5 kişinin elinde bulunmasıyla, 22 kişinin, farklı kanallardan seçilmiş, tabanı genişlemiş bir yönetim tarafından tayin edilmesi, seçilmesi, bir kısım kişilerin işine gelmiyor. Dolayısıyla HSYK’nın yeni aldığı bu 22 kişilik, genişlemiş tabanı ve bütün görüşlerin ortaya çıkmasıyla meydana gelen şey, birilerini rahatsız ediyor.

    İkincisi Anayasa Mahkemesindeki üye sayısı değişti. Yargıtayda, Danıştayda yeni üyeler seçildi. Bunlar oradaki tabu sayılabilecek konuları, geçmişte yargıyı arka bahçesi gibi gören siyasi zihniyetleri fevkalade rahatsız etti. Yani CHP için geçmişte söylenen bir şey, CHP artı ordu, eşittir iktidar. O gitti, hamdolsun ki ebediyen gitti. Şimdi CHP artı yüksek yargı, eşittir iktidara dönüşmüştü. O da gitti. Elinden oyuncakları alınmış çocuklar hep böyle feryat ederler ve bunları sanki bir başkası ele geçirdi gibi. Yani 17 kişi olursa Anayasa Mahkemesinin üye sayısı bundan AK Parti ne kazanmış olacak? Yüksek yargı kazanmış olacak. Hem elindeki iş yüküyle hem bireysel başvuruyla hem de mümkünse farklı düşüncelerin, görüşlerin özgürlük alanında birleşmesiyle Anayasa Mahkemesi güçlenmiş olacak. Yargının yükü fazla diyorsunuz, o zaman üyelerini arttırın. Biz bunu istediğimiz zaman artırmadılar. ’Burası daha iyi, bu kadarla kalsın’ dediler. Şimdi yine birinci sınıf hakimlerden seçilen Yargıtay ve Danıştay üyeleriyle zenginleşti, yeni daireler kuruldu. Yargıtay Başkanının kendi ifadesi, ’Bir yıl içinde hukuk dairelerinde biriken bütün dosyaları temizleyeceğiz’ diyor.

    Zaman aşımından düşen on binlerce dosya vardı. Bunların sorumlusu yüksek yargı değil miydi? Şimdi onlar çözülüyor. Bundan şikayet edeceklerine sevinmeleri lazımken, AK Parti yargıyı ele geçirdi deniliyor. Bu saçma sapan bir iddia." -KCK operasyonları- Arınç, "KCK operasyonlarıyla, hak arayan Kürt kökenli vatandaşların hapse atıldığı iddialarına" yönelik soruya da şu yanıtı verdi: "Benim meclisteki konuşmam, grubum adına yaptığım konuşmamdır. Sıfatım bellidir. Biz buna inanıyoruz, gönülden inanıyoruz. Bu ülkede etnik kökeni ne olursa olsun, bütün yurttaşlarımızı kendi öz kardeşlerimiz, birinci sınıf vatandaşlarımız olarak görüyoruz ve bu etnik kökenleri itibarıyla kendilerini bu şekilde ifade eden herkese, anayasanın tanıdığı bütün hakları, insan haklarını, kesemizden değil, anayasanın teamül hükümleri olduğu için elbette tanıyacağız, tanıyoruz, tanımaya devam ediyoruz. Bu ayrı bir konu, bugüne kadar yaptıklarımızı tek tek sayabiliriz. Bundan sonra yapacaklarımız da var. Ama bu KCK operasyonları ve bu operasyonlar içerisinde gözetim altına alınan, tutuklu olan kişilerle hiç bağlantısı olmayan bir konu.

    Türkiye’de suç örgütleri varsa, suç işleyenler varsa, bunlarla yasal yoldan mücadele edilecektir. Biraz önce Hrant Dink davasını konuştuk. Burada da 18, 20, 25 kişilik bir suçlanan grup vardı. Bunlardan bir kısmı ceza aldı, büyük bir kısmı beraat etti ve biz bunu kendi aklımıza göre eleştirmeye çalışıyoruz.

    KCK denen, yani PKK’nın şehir örgütlenmesi ve birbirine bağlı bir hiyerarşik yapıda kanun dışı örgüt haline gelmiş bir oluşumu deşifre eden bir yargı kararı varsa, buna karşı söylenecek tek şey, yargının bu konuda bütün soruşturmaları yapması, kovuşturmayı yapması ve yargı kararıyla bu insanların hukuki vasıflarının ortaya konmasıdır. Elbette bunlar yapılacak, bunun gibi başka operasyonlar da yapılacak. Bu yargının işidir. Bizim söylemek istediğimiz, 74 milyon içinde kendi kimliği içinde huzur, refah ve mutlulukla yaşamayı, kendisini layık biçimde temsil etmeyi düşünen herkese, anayasanın ve insan haklarının tamamının herkes gibi eşit olarak tanınmasıdır. Biz bunu yapacağız. Bu sözlerin içinde suç örgütleri yok." "Hükümete muhalefet edecek gazetecilerin kalmadığı, hepsinin cezaevinde bulunduğuna yönelik eleştirilerle" ilgili soru üzerine ise Arınç, "Baksınlar köşe yazılarına, gazetelerin eklerine, söylediklerine. Çok şükür ben basından sorumlu bir başbakan yardımcısı olarak, içeride olanların da suçlamalarının karşılığını söylüyorum ama bunun dışında gazeteleriyle, televizyonlarıyla, dergileriyle, sosyal medyasıyla müthiş bir eleştiri hakkının da gümbür gümbür kullanıldığını görüyorum. Hiçbir sıkıntı yok, herkes istediğini yazıyor. Hem de fazlasıyla" diye konuştu.
    m.milliyet.com.tr

Ähnliche Themen

  1. Bülent Ceylan Show mit Kaya Yanar
    Von Pjetër Balsha im Forum Rakija
    Antworten: 20
    Letzter Beitrag: 11.03.2011, 15:23
  2. bülent ersoy
    Von phαηtom im Forum Musik
    Antworten: 8
    Letzter Beitrag: 20.01.2010, 18:44
  3. EU razmatra vize za gra?ane SAD
    Von GodAdmin im Forum B92
    Antworten: 0
    Letzter Beitrag: 10.09.2009, 18:00
  4. Da?i?: Ukinuti vize i sa SAD
    Von GodAdmin im Forum B92
    Antworten: 0
    Letzter Beitrag: 20.06.2009, 12:30
  5. Antworten: 0
    Letzter Beitrag: 24.04.2009, 14:14